AMERİKAN FİLMLERİ OLMASA....
Amerikan filmlerindeki ortak ilginç özelliklere hiç dikkat ettinizmi bilmiyoruz ama biraz düsününce asagidaki bütün maddelerin dogru oldugu ortaya çikiyor.
-Kontrol kulesinde konusabilecek birini bulan herkes bir uçagi indirebilir.
-Herhangi bir binanin havalandirma sistemi mükemmel bir saklanma yeridir. Sizi orada aramak kimsenin aklina gelmez ve siz de hic bir güçlükle karsilasmadan binanin herhangi bir bölümüne gidebilirsiniz.
-Silahi yeniden doldurmaniz gerekiyorsa, daima muhimmatiniz bulunur... daha önce hiç tasimiyor olsaniz bile.
-Sehriniz tabii bir felaket ya da bir canavar tarafindan tehdit ediliyorsa belediye baskaninin ilk endisesi turistler veya yakinda açilacak bir sergidir.
-En tehlikeli yaralarla yaralanan biri gikini bile çikarmaz, ama bir kadin yaralarini temizlerken inler.
-Bir pencere cami bariz gözüküyorsa, az sonra oradan biri disari atilacaktir.
-Taksiye ödeme yapmak icin cüzdaniniza bakmaniza gerek yoktur; elinize gelen ilk parayi çikarip uzatin, tam ücret kadar olacaktir.
-Mutfaklarda elektrik dügmeleri bulunmaz. Geceleyin mutfaga girdiginizde buzdolabinin kapisini açmaniz yeterlidir.
-Kelime islemciler asla cursor ekrani gostermez. Onun yerine hep "Sifreyi giriniz" yazar. Bilgisayarlar her tusa basildiginda bip sesi çikarirlar.
-Anneler her sabah yumurta, salam vs den ibaret kahvalti sofrasi hazirlarlar, ancak baba ve çocuklarin kahvalti yapacak zamanlari hiç olmaz. -Polis arastirmalari sirasinda en az bir kez bir striptiz salonuna ugramak sarttir.
-Amerika'daki bütün telefon numaralari 555 ile baslar.
-Biri sizi sehirde kovaliyorsa, senenin hangi günü olursa olsun, genellikle St. Patrick Günü törenlerine rastlarsiniz ve kalabaliga karisirsiniz.
-Bütün market alisverisi çantalarinda en az bir somun Fransiz ekmegi bulunur.
-Kabustan uyanan biri daima dimdik oturur ve hizli hizli solur.
-Elektronik zamanlama gereçlerine sahip bütün bombalarin üzerinde bombanin ne zaman patlayacagini bildiren büyük ekranlar vardir.
-Ziyaret ettiginiz binanin tam önüne park etmek daima mümkündür.
-Bir detektif bir davayi ancak askiya alindiginda çözebilir.
-Bütün uzaylilar Amerika'ya iner.
-Bir çok laptop bilgisayar, istilaci uzayli uygarliklarinin iletisim sistemlerini bozacak kadar güçlüdür.
-Dövüs sanatlari içeren bir kavgada dusmanlariniz sayica ne kadar çok olurlarsa olsunlar etrafinizda dans ederek dönüp dururlar ve öncekiler nakavt oldukca sirayla kavgaya girerler.
-Biri kafasina yedigi darbeyle baygin düsse bile asla bir beyin hasari veya travma geçirmez.
-Polis departmanlari memurlarini kesinlikle zit karakterlileriyle eslestirmek icin onlara kisilik testleri uygularlar.
-Yalniz baslarina kaldiklarinda yabancilar Ingilizce konusmayi tercih ederler.
-Her ihtiyaç duydugunda elektrikli testere bulman mumkundur.
-Bir kagit ataci veya bir kredi kartiyla her kapi açilabilir; tabi, bu kapi içinde bir çocuk bulunan ve yanan bir evin kapisi degilse.
-Hiç bir araba kilitlenmez camlari dahi örtülmez. Dünyanin arabasi calinir ama bunlar hariç.
-FBI, CIA'in bilgi sistemleri birileri bize girse de pat diye cevap versek tarzinda çok misafirperver calismalar içindedirler.
Çizgi film yasaları
Yasa #1:
Havada askıda kalan bir kimse bu durumun farkına varıncaya
kadar asılı kalmaya devam eder.
Daffy Duck ilerdeki çayıra koşarken uçurumun kenarından
geçerek boşluğa gelir. Bir süre havada kalır, bu arada kendi
kendine de konuşmaktadır. Derken ansızın aşağıya bakıverir.
İşte o an olanlar olur ve bildiğimiz ½ gt2 prensibi işe
karışır.
Yasa #2:
Hareket halindeki bir kimse yoluna birdenbire katı bir madde
çıkıncaya kadar hareketine devam eder.
İster bir toptan atılsınlar ister koşarak sıcak takipte
olsunlar, çizgi film karakterlerinin momentumları o kadar
mutlaktır ki onları ancak yollarına çıkan bir telefon direği
ya da iri bir kaya yavaşlatabilir. Sir Isaac Newton
hareketin bu ani sona ermesini komedyen yardımcısının
durması olarak adlandırmıştı.
Yasa #3:
Katı bir maddenin içinden geçen bir kimse arkasında
vücudunun kesit ölçülerine uygun bir gedik bırakır.
Geçiş silueti de denen bu olgu yönlendirilmiş basınç
patlamalarına kurban gidenlerin ve doğruca evin duvarından
çıkacak kadar kaçmaya çok hevesli korkudan ödü patlamış
dikkatsizlerin özelliğidir. Arkalarında pastadan kesilip
alınmış gibi mükemmel bir delik bırakırlar. Kokarca veya
evlenme tehdidi bu reaksiyonu hızlandırır.
Yasa #4:
Bir cismin 20. kattan düşmesi için gereken zaman, onu iten
veya düşüren kimsenin onu kırılmadan yakalamak için 20 katı
koşarak inmesi için geçen zamandan büyük ya da ona eşittir.
Tabii ki böyle bir cisim hem değersiz hem de onu yakalama
girişimi başarısızdır.
Yasa #5:
Korku anında bütün çekim kanunları etkisiz hale gelir.
Bir çok kimsenin bulunduğu yerden doğruca yeryüzünden yukarı
doğru fırlaması için ruhsal kuvvetlerin verdiği şok
yeterlidir. Bir hayaletin veya düşmanın karakteristik sesi
dimdik havaya sıçrama hareketini başlatır ve bu hareket
genellikle bir avizenin kordonunda, bir ağacın tepesinde ya
da bayrak direğinin ucunda son bulur. Koşmakta olan bir
karakterin ayakları veya hızla giden bir aracın
tekerlekleri, özellikle de uçarken, yere asla değmez.
Yasa #6:
Hız arttıkça nesneler aynı anda birden fazla yerde
bulunabilir.
Bu, bir karakterin başının, özellikle yumruk yumruğa dövüşme
sırasındaki kavga bulutunun çeşitli yerlerinden aynı anda
görünmesidir. Bu etki dönmekte veya fırlatılmış olan
cisimler arasında da yaygındır. Eksantrik karakterlerin
sadece manyakça yüksek hızlarda birden fazla kopyaya sahip
olma hakları vardır ve bunlar gerekli hıza ulaşabilmek için
duvarlardan sıçrayabilirler.
Yasa #7:
Tünel girişine benzeyecek şekilde boyanmış katı duvarlardan
bazı kahramanlar geçebilirken diğerleri geçemez.
Bu göz yanılgısı çelişkisi kuşakların kafasını karıştıra
geldi, ancak en azından bir duvar yüzeyinde düşmanını
aldatmak için giriş resmi çizen karakterin düşmanını o
teorik uzayda izleyemeyeceğini biliyoruz. Resmi çizen,
düşmanını resmin içinde izlemek istediğinde duvara dümdüz
yapışıp kalır. Neticede bu bir sanat sorunudur, bilim sorunu
değil.
Yasa #8:
Kedisel maddenin hiç bir şiddetli biçim değişikliği sürekli
değildir.
Çizgi kedilerin başına, geleneksel 9 canlı kedilerin
dayanabileceğinden çok daha fazla sayıda ölüm çeşidi
gelebilir. Bir çizgi kedinin başı kesilebilir, o dilim dilim
doğranabilir, oklavadan geçirilmiş gibi yayılabilir,
akordeon şekli alabilir, örgü gibi örülebilir, donmuş
haldeyken yere düşerek tuz-buz olabilir, demonte olabilir,
ama asla yok edilemez. Gözlerini kırpıp kendisine acıyarak
geçirdiği bir kaç saniyeden sonra yeniden balon gibi şişer,
uzar, silkinir ve eski biçimini alır.
Mantıksal sonuç: Bir kedi içinde bulunduğu kabın şeklini
alır.
Yasa #9:
Her şey bir örsten daha hızlı düşer.
Yasa #10:
Ispanak sadece bedensel kuvveti değil, zekayı da artırır.
Ayrıca etkisini göstermesi için hazmedilmesi gerekmez,
derhal gösterir.
BiR AOL (American Online) KULLANICISININ GÜNLÜĞÜ
Temmuz 18 :
Simdi AOL’a baglanmayi denedim. Duyduguma göre alabilecegim en iyi Online Servismis. Beles bir disket bile veriyorlar! Bu disketi kaybetmesem iyi olur. Belki bir daha vermezler.
Baglanamiyorum. Ve neyin yanlis oldugunu da bilmiyorum.
Temmuz 19 :
AOL Sistem destek elemanlarindan biri bilgisayarimin modem’e ihtiyaci oldugunu söyledi. Niye anlamiyorum. Beni kandirmaya çalisiyor. Benim salak oldugumu nasil düsünüyor?
Temmuz 22 :
Modemi aldim. Ama nereye takilacagini kestiremiyorum. Monitöre ya da yaziciya baglayamiyorum. Sasirdim.
Temmuz 23 :
Nihayet modemi takip çalistirdim. Yan komsumuzun 9 yasindaki çocugu benim için yapti. Ama hala çalismiyor. Baglanamiyorum.
Temmuz 25 :
Yandaki 9 yasindaki çocuk beni AOL’e bagladi. Ona dahi oldugunu söyledim (Prodigy). O ise onun baska servis oldugunu söyledi. Çok kibar bir çocuk. Çok akilli ve bunu görev olarak yapiyor. Neyse bana modemi satanlardan daha çok akilli. Bana iletisim programindan bile bahsetmemislerdi. Iddia ediyorum bilmiyorlardi. Ve modemin arkasina bir tanesine ihtiyaç varken neden iki tane kablo girisi yapmislar? Ve niye duvardaki telefon prizine takmayacaksak, tek yüzlü bir plak (phone (CD)) var? Çevir sesi çok komikti. Bu modem üreticileri aptal mi ne? Ama komsumuzun çocugu bu sesle çözdü olayi.
Temmuz 26 :
Internet nedir? Ben American Online’de oldugumu saniyordum. Internet’te degil. Sasirdim.
Temmuz 27 :
9 yasindaki kapi komsumuz bana American Online’i ve programlarini nasil kullanacagimi gösterdi. Onun bir dahi oldugunu söyledim. Senle karsilastirildiginda olabilir dedi. Belki de o artik o kadar da kibar degil.
Temmuz 28 :
Bugün chat yapmaya çalistim. Bilgisayarimla konusmayi denedim ama hiçbir sey olmadi. Belki de bir mikrofon almam gerekli.
Temmuz 29 :
Usenet denen seyi buldum. Ama hemen çiktim çünkü ben AOL’e bagliyim Usenet’e degil.
Temmuz 30 :
Usenet’tekiler sürekli büyük harfle yaziyorlar. Bunu nasil yapiyorlar? Ben ugrasmama ragmen nasil yapildigini bulamadim. Belki de baska bir klavyeleri vardir.
Temmuz 31 :
BILGISAYARI SATIN ALDIGIM YERI ARADIM VE KLAVYEMDE NIYE BÜYÜK HARFLER OLMADIGINI SORDUM. TEKNIK SERVISDEKI BANA "CAPS LOCK" TUSU OLDUGUNU SÖYLEDI. NIYE AÇIKÇA YAZMAZLAR KI? BENIM UCUZ BIR KLAVYEM OLDUGUNU VE YENISINI ISTEDIGIMI SÖYLEDIM. VE BIR SHIFT TUSUM DIGERINLE AYNI BÜYÜKLÜKTE DEGIL DEDIM. BUNUN STANDART OLDUGUNU SÖYLEDI. BEN STANDART DEGIL BASKA BIR MARKA KLAVYE ISTIYORUM DEDIM. ÇOK ÖNEMLI BIR SIKAYET OLDUGUNU SANIYORUM ÇÜNKÜ DIGER TEKNIK ARKADASLARINI TELEFONU DINLEMEYE ÇAGIRDIGINI DUYDUM.
AGUSTOS 1 :
USENET ORACLE DENEN SEYI BULDUM. DEDIGINE GÖRE SORDUGUM HERSEYE CEVAP VEREBILIRMIS. INTERNET ILE ILGILI 44 TANE AYRI SORU GÖNDERDIM.
AGUSTOS 2 :
REC.HUMOR ADINDA BIR GRUP BULDUM. YOLU GEÇEN TAVUK HAKKINDAKI ESPRIYI GÖNDERMEYE KARAR VERDIM. KARSIYA ULASMAK IÇIN. HA! HA! GÖNDERDIGIMDEN EMIN OLMADIGIM IÇIN 56 KERE DAHA GÖNDERDIM.
AGUSTOS 3 :
DÜNYA ÇAPINDAKI AGI (WWW) DUYMAYA DEVAM EDIYORUM. ÖRÜMCEKLERIN BU KADAR BÜYÜK OLDUKLARINI BILMIYORDUM.
AGUSTOS 4 :
ORACLE BUGÜN BANA CEVAP VERDI. OOO ÇOK KABAYDI. O KADAR ÇOK KIZMISTIM KI BUNUN HAKKINDA REC.HUMOR.ORACLE ‘A ÇOK SINIRLI BIR MEKTUP GÖNDERDIM. GÖNDERDIGIMDEN EMIN OLAMADIGIM IÇIN 22 DEFA DAHA GÖNDERDIM.
AGUSTOS 5 :
BIRI BANA FAQ OKUMAMI SÖYLEDI. TANRIM BÖYLE KÜFÜR KULLANMALARINA GEREK YOK.
AGUSTOS 6 :
BIR DIGERI BANA MESAJLARIMDA BAGIRMAYI KESMEMI SÖYLEDI. NE KADAR DA SALAK. BEN BAGIRMIYORUM! HATTA KONUSMUYORUM. SADECE YAZIYORUM! BÖYLE SALAKLARIN NASIL OLUYOR DA INTERNET’E GIRMELERINE IZIN VERIYORLAR?
Agustos 7 :
Eger kullanmayacaksak neden Caps Lock tusumuz var? Sanirim daha fazla para eden ekstra bir özellik.
Agustos 8 :
Kolay para kazanmanin yollarini açiklayan bu mail’i simdi okudum. Çok heyecanlandim. Çok para yapacagim. Onun dediklerini yaptim ve bulabildigim bütün newsgroup’larina gönderdim.
Agustos 9 :
Imza dosyami simdi yaptim. Sadece 6 sayfa uzunlugunda. Biraz daha üzerinde çailsmam gerekiyor.
Agustos 10 :
alt.aol.sucks adindaki gruba baktim. Birkaç posta okudum ve simdi inaniyorum ki aol’u yeryüzünden kazimak lazim. aol ne acaba?
Agustos 11 :
Bir sey hakkinda bazi bilgileri nerede bulacagimi soruyordum ki biri bana ftp.netcom.com’a bakmami söyledi. Baktim baktim ama o isimde bir grup bulamadim.
Agustos 12 :
ftp.netcom.com’un nerede oldugu hakkinda bütün usenet gruplarina mail attim. Sanirim biri yardim edecek. Yandaki çoçuga soramam. Ailesi evimden geldiginde onun kahkaha atmaktan yemek yiyemedigini, uyuyamadigini ve ödevlerini yapamadigini söyledi. Bir daha gelmesine izin vermeyeceklermis. Çok komik biriyimdir. rec.humor grubunun neden benim tavuk esprimi begenmedigini anlamadim. Belki de sadece açik saçik esprileri seviyorlardir. Bazilari benim 56 tavuk mektubum hakkinda mail atmis ve küfür etmisler.
Agustos 13 :
Bütün usenet gruplarina ftp.netcom.com’u nerede bulacagim hakkinda tekrar email attim. Dün 8 sayfalik yeni imza dosyami eklemeyi unutmusum. Biliyorum ki herkez benim en sevdigim siiri okumak isteyecek. O yüzden onu da ekledim. Yakinda begendigim küçük bir hikaye de ekleyecegim.
Agustos 14 :
Biri yaptigimdan dolayi hesabimi kapatmis. Ona onun bankasinda hesabim olmadigini söyledim. O kadar salak ki!
FİL AVI
Degisik meslekten insanlarin Fil avina çiktigini düsünün. Sonuçlar asagidaki gibi olacaktir..
MATEMATIKÇILER
Matematikçiler fil avlamak için Afrikaya giderler; fil olmayan herseyi disari atip geri ne kalirsa, onu avlarlar.
DENEYIMLI MATEMATIKÇILER
Bir önceki adimdaki islemi yapmadan önce, en az bir filin bulundugunu ispat ederler.
MATEMATIK PROFESÖRLERI
En az bir filin bulundugunu ispat ederler; ve onun bulunup yakalanma isini yüksek lisans ögrencilerine ödev olarak verirler.
BILGISAYAR MÜHENDISLERI
1. Afrika'ya git. 2. Ümit Burnundan basla 3. Düzenli bir sekilde tüm kitayi dogudan batiya tarayarak kuzeye dogru ilerle.
4. Her tarama adiminda; 4a. Görülen tüm hayvanlari yakala 4b. Her yakalanan hayvani bilinen bir fille karsilastir.
4c. Bulunca dur.
DENEYIMLI BILGISAYAR MÜHENDISLERI
Yukaridaki algoritmanin durmasini garantilemek için Kahire civarina önceden bir fil yerlestirirler.
ASSEMBLY DILI PROGRAMCILARI
Bu algoritmayi, ellerinin ve dizlerinin üzerinde emekleyerek izlemeyi tercih ederler.
DONANIM MÜHENDISLERI
Afrika'ya gidip, rengi gri olan hayvanlari rastgele yakalamaya baslarlar. Agirligi, daha önceden
bilinen bir filinkinden yüzde on bes fazla veya az bir hayvana rastlayinda dururlar.
EKONOMISTLER
Bu meslek grubundakiler fil avlamazlar; ancak yeterli ücret ödendigi takdirde, fillerin kendi kendilerini avlayacagini düsünürler.
ISTATISTIKÇILER
Pespese N kez rastladiklari hayvana "FIL" adini verip, onu avlarlar. MÜSAVIRLER Fil avlamazlar. Aslinda hiç bir sey avlamazlar; Ama, fil avlamak isteyen insanlara saat ücreti karsiliginda tavsiyede bulunurlar. YÖNEYLEM
ARASTIRMACILAR
Avcinin sapkasinin büyüklügü ile kullanilan mermilerin renginin fil avlama stratejileri üzerindeki etkisini arastirirlar. Tek istedikleri, birilerinin kendilerine "fil" adi verilen nesneyi tanimlamasidir.
POLITIKACILAR
Fil avlamazlar; sadece sizin avladiginiz fili kendi seçmenleriyle paylasirlar.
AVUKATLAR
Fil avlamazlar. Sadece fil sürüsünü izleyerek, sürünün ardinda biraktigi gübrenin mülkiyetinin kime ait oldugunu tartisirlar.
ÜST DÜZEY YÖNETICILER
Genis kapsamli "fil avlama" stratejileri olustururlar; ancak bu çalismalari sirasinda fillerin; tarla farelerine benzeyen, sadece sesleri biraz daha kalin olan yaratiklar oldugunu kabul ederler.
KALITE KONTROL DENETÇILERI
Fillerle ilgilenmeyip, avcilarin jipe esyalarini yüklerken yaptiklari hatalarla ugrasirlar.
SATIS TEMSILCILERI
Fil avlamazlar. Tüm zamanlarini yakalamadiklari filleri satmaya çalisarak ve sezon açilmadan 2 gün önce
mali teslim edeceklerini iddia ederek geçirirler..
BILGISAYAR YAZILIMI SATICILARI
Yakaladiklari ilk hayvani sevkedip, "fil" faturasi keserler.
BILGISAYAR DONANIMI SATICILARI
Tavsan yakalayip; bunlari griye boyayip "Masa Üstü Fil" diye satarlar.
Garip ehliyet sinavi sorulari... (GERÇEK)
1 - Asagidaki islemlerden hangisi ilkyardimdir?
a) Yaralanan kisiyi dovmek b) Itfaiye cagirmak c) Komsulari yardima cagirmak d) Kanamayi durdurmak
2 - Ilkyardim cantasi aracin neresinde bulunmalidir?
a) Arka sag tekerin icinde b) Aracin icinde arka sag tarafta. c) Motor kaputu icerisinde d) On torpido gozunde
3 - Shock pozisyonu asagidakilerden hangisidir?
a) Sirt ustu yatis, ayaklar biraz yukarida, ustu ortulu b) Sandalyede oturma, kollari yukari kaldirma
c) Diz ustu oturarak kafa sallama d) Masanin uzerine cikip kitap okuma
4 - Derin yaniklara olay yerinde asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Bas agrisi hapi b) Mantar merhemi c) Sampuan d) Soguk su-buz
5 - Gunes carpmasi sonucunda hastaya asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Gunes carpinca denize atilir. b) Bele kadar kuma gomulur c) Vucut sicakligi yavasca dusurulur d) Kendi kendine iyilismesi beklenir
6 - Donma sonucu uyku durumunda olan kimseye asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Uyumamasi saglanir b) Yataga yatirilir ve uyumasi beklenir c) Beraber uykuya yatilir d) Hicbiri?
7 - Burun kanamasi olan bir kazazadeye asagidakilerden hangisi yapilir?
a) Saclari yolunur b) Saclarina masaj yapilir c) Sicak kuvet icine oturtulur d) Buruna tampon konulur
8 - Bilinci kaybolmus kazazedenin soluk yolunun tikanmamasi icin asagidakilerden hangi pozisyon verilir?
a) Amuda kalkacak sekilde b) Sirt ustu yatacak sekilde c) Sirtustu yatirilir d) Sabit yan pozisyona alinir
9 - Acik karin yaralanmalarinda organlar disari sarkmissa ne yapilir?
a) Disaridaki organlar poset icerisine konur b) Organlar yara uzerine toplanarak islak bezle ortulur c) Disariya cikan organlar kesilir d) Hic dokunulmaz
10 - Sicakvurmasi sonucu bayilan kimseye asagidakilerden hangisi once uygulanmalidir?
a) Derhal kuvvet icerisine yatirilmalidir b) Ilac icirilmelidir c) Fikra anlatilmalidir d) Serin bir yerde shock pozisyonuna alinir
11 - Solunum zorlugu olan kisiye ilk is olarak ne yapilir?
a) Basi oksanir b) Agiz boslugu temizlenir, sonra bas arkaya bukulur c) Agzi kapatilir, hastaneye nakledilir. d) Yapay dis takilir
12 - Yanik yarasi olan bir kazazedenin yarasi uzerine asagidakilerden hangisi uygulanir?
a) Sac jolesi surulerek b) Yogurt urulerek c) Zeytinyagi surulur d) Temiz, islak bez ortulebilir
13 - Kiriklar neden tespit edilmelidir?
a) Kazazednin rahat kahvalti yapmasi icin b) Kazazedenin rahat uyumasi icin c) Kirik kemik uclarinin komsu organlara batarak buyuk yara acmamasi icin d) Kirigin tespitinin onemi yoktur.
14 - Asagidaki vakalardan hangisinde yarali yan yatis pozisyonuna alinir? a) Bogulan kisilerde gogus kemigi kirik olan yaralilar b) Onemli degil c) Egzost gazi ile zehirlenenler d) Karnindan yaralanmis olanlar
15 - Iki ayagi olmayan surucu adayi ortopedi hekiminin verecegi karara gore hangi sinif surucu belgesi alabilir?
a) Boyle sey olmaz b) A sinifi alabilir c) E sinifi alabilir d) H sinifi belgesi alabilir
16 - ilkyardim cantasi ile ilgili olarak asagidakilerden hangisi dogrudur?
a) Yayalarda ilkyardim cantasi bulunur b) Deniz araclarinda ilkyardim cantasi bulunur ve uygulanmaz c) Herhangi bir trafik kazasinda kullanmak icin bulundurulur d) Insan hayatinin onemi yoktur
17 - Yanik yarasi olan bir kazazedenin yarasi uzerine asagidaklierden hangisi uygulanir?
a) Tuzlu su dokulur b) Ayran surulur c) Salca icirilir d) Temiz islak bez ortulur
18 - Omurga yaralanmasi olan kazazede oturtulursa ne olur?
a) Vucut sicakligi artar b) Yara mikrop kapar c) Felc olur d) Saclari dokulur
19 - Ilacla henuz intihar ettigi farkedilen kimseye ne yapilir?
a) Kusturulur b) Su icirilir c) Asit icirilir d) Denize goturulur
Yükseklik
Bu soru Kopenhagen daki bir Universitenin fizik sinavindan
alinmistir:
"Bir gokdelenin yuksekligini barometre ile nasil bulursunuz,
anlatiniz."
Ogrencilerden birinin cevabi: "Barometrenin ucuna bir ip baglarsiniz.
Sonra gokdelenin tepesinden asip sallarsiniz. Barometre yere degdiginde ipin
boyuyla barometrenin boyunun toplami gokdelenin yuksekligini verecektir."
Bu oldukca orijinal cevap hocayi cileden cikartmaya yetti ve ogrenci
dersten kaldi. Ogrenci cevabinin dogrulugu konusunda itirazda bulundu ve
Universite durumu cozmek icin baska bir hoca gonderdi.
Bu noktada ogrenci hakkinda ne dusunurdunuz? Sizin karariniz ne
olurdu ?
Cocuk kalmali mi gecmeli mi ?
Yeni hoca, cevabin aslinda dogru olduguna fakat kayda deger bir fizik
bilgisinin varligini gostermedigine karar verdi. Sorunu cozmek uzere ;
Ogrencinin en azindan asgari bir temel fizik bilgisi olup olmadigini
anlamak icin ona alti dakika vererek sorunun sozlu cevabini vermesi kararini
aldi. Ilk bes dakika genc sessizlige gomuldu. Alni dusunceden kiris kiris
olmustu. Hoca zamanin tukenmekte oldugunu hatirlattiginda genc cesitli
cevaplarinin oldugunu fakat hangisini kullanacagina karar veremedigini
soyledi.
Tekrar acele etmesi tavsiye edilince genc soyle cevapladi:
"Ilk olarak, barometreyi gokdelenin tepesine cikartip kenarindan
asagi birakip yere inene kadar gecen sureyi olcersiniz. Binanin
yuksekligi (H=0.5 x g x t kare) formulu uygulanarak hesaplanabilir.Fakat
barometre icin kotu bir secim..."
"Veya gunes parliyorsa, barometrenin yuksekligini olcersiniz. Sonra
onu bir yere dikip golge uzunlugunu ve sonra da gokdelenin golge uzunlugunu
olcebilirsiniz. Bundan sonrasi basit bir orantiyi cozmek olacaktir"
"Fakat bu konuda gok bilimsel bir cevap istiyorsaniz barometrenin
ucuna bir sicim baglayip onu bir sarkac gibi sallandirabilirsiniz; once yer
seviyesinde daha sonra da gokdelenin tepesinde. Yuksekligi T=2pi kare kvk (I
/g)formulundeki farktan yararlanarak bulabilirsiniz."
"Yahut da gokdelenin disarisinda bir yangin cikis merdiveni varsa
barometreyi bir cetvel gibi kullanarak yukariya cikarken gokdelenin boyunu
barometre yuksekligi biriminden sayip bunlari toplayabilirsiniz."
"Eger ille de SIKICI ve ortodoks olmak istiyorsaniz, tabii ki
barometre ile gokdelenin tepesindeki ve yer seviyesindeki basinci olcer
milibar cinsinden cikan farki feet'e cevirebilirsiniz ve yuksekligi
bulursunuz."
"Ancak bizler daima zihnin bagimsizligi ve bilimsel metodlar kullanma
konusunda tesvik edildigimiz icindir ki en iyi yol suphesiz hademenin
kapisini calmak ve yeni bir barometre isteyip istemedigini sorarak
gokdelenin yuksekligini soylemesi durumunda ona bu barometreyi verecegimizi
soylemek olurdu."
Simdi genci dinledikten sonra hala ayni seyi mi dusunuyorsunuz ?
Gecmeli mi kalmali mi ?
Ogrencinin adi :
Niels Bohr, Fizik'te nobel odulu kazanan tek Danimarkali.
Ünsüzlerin son sozleri....
-Gönder gönder, ben tutarim.
-Burasi Galatasaray tribünü degil mi?
-Abi çok seri bi araba bu yaaa...
-Korkma hayatim, arabamizda ABS ve airbag mevcut.
-Postanede bana ait bi koli varmis onu almaya geldim.
-Oolum, 5 tas çaldim ruhun bile duymadi.
-Bakin çocuklar, bu deney seti, kapagi açilinca güvenlik önlemi olarak elektrigi keser.
-Demek piranha dedikleri sey bu. Hiho, bak Hulusi abi biyiklari ile oynuyom bi sey olmuyo.
-Ey ruuuuhhh, geldiyseeen...
-O irmikleri neden aldin Nurhan, helva mi yapican? Niye?
-Dogalgazin ülkemize hayirli ve ugurlu olmasini diliyor ve dogalgazla çalisan ilk ocagi huzurlarinizda yakiyorum.
-Evladim, beni karsidan karsiya geçirir misin?
-Geeel, geeel sag yap geeel...
-Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
-Canikom, bu etin tadi sana da biraz garip gelmedi mi?
-Müjdemi isterim Turhan abi bi kizin daha oldu.
.- Kim bekler lan yesilin yanmasini?!
-Bekle Cemsit abi ben bi dalip çikicam.
-Korkma hanim bu saatte kapimizi kim çalacak, tanidik biridir.
-Hala karli gösteriyor mu hanim?
-Elektrikçiye ne gerek var canim, ben hallederim.
-Bak simdi nasil solliycaz...
-Gel abi burasi boyu geçmiyo.
-Bak Kadri abi, suyun derinligi önemli diil, asil is atlamasini bilmek...
-Yav Hayrettin abi, burasi Galatasaray tribünü diil galiba...
-Vakkas abi. senin için öyle böyle diyorlar, dogru mu? ..
-Bak gelen sey köpekbaligina ne kadar da benziyor.
-Rasim abi, kafesin kapisi kapali degil mi?
-Nalan, bi kibrit yak da bak bakalim ne kokusuymus...
-Yapma Satilmis abi, seytan doldurur.
-Rasim abi su omzumu bi kütürdetsene.
-Bu külüstür essahtan 200 yapiyor mu?
-Tren yolculugu en guvenilir yolculuktur.
-Arkamda duracagina gel de uçurumun manzarasina bak kocacigim...
-Valla bak sarhos bile olmadim bacanak. Gel bir büyük daha devirelim sonra yola çikariz.
-Bir imza icin karakola cagiriyorlar...
-Bak bu sana son tras olusum Refik abi. Pesin pesin söylüyorum bu sefer de orami burami kesersen bundan sonra baska berbere tras olurum haberin olsun.
-Ben öldükten sonra tablolarim cok para edecek Aysegül..
.-.Çocugum oynama su arabanin el freniyle...
-Aaa evler ne kadar yakinlasti Perihan. Sanki uçak çatilarin üstünden uçuyor.
-Elektrikçiye gerek yok. Ben simdi hallederim...
-Öyle mutluyum ki. Gazetedeki yildiz falimda yüz yasina kadar yasayacagim yaziyor.
-Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
-Sssst çocuklar, simdi hepimiz birden sandalin öbür tarafina yüklenelim. Sandal batacak diye Selami'nin ödü kopuyor...
-Hani bu kontrol kalemi bozuktu? Bak ne güzel gösteriyor iste. ..
-Ulan bir de memleket ilerlemiyor derler. Su bindigimiz asansorler on sene öncesine kadar Yugoslavya'dan getirtilirdi. Bunu bizimkiler yapmis. Ne eksigi var?
-Iddia etme Ebru'cugum. Fren sagdaki pedal bence..
-Gidiyorsun özel sürücü kursuna iki günde ehliyetin hazir...
-Ohooo doktorun her dedigini yapsak açliktan ölürüz birader.
-Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Teleferikten korkacak ne var hayatim? Hiç teleferik kazasi okudun mu gazetelerde?
-Hiii, kocacim! Sen Ankara’da degil miydin?
-Baksana, nötr olan tel bu muydu?
-Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be!
-Isimi bana mi ögretiyon, lavuk! Kes su mavi teli!
-Sayin seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik.
-Aslanyn agzini açip, basimi içine sokuyorum.
-Bu günkü deneyimizde, basynç altindaki metan gazina elektrik desarji uygulayacagiz. Ortamda oksijen yoksa, bir sey olmaz.
-Arkadas, biz denizde büyümüs adamiz. Simdi sana 30 m dipten kum çikarayim da gör.
-Burasi eskiden mayin tarlasiymis ama artik bi tane bile kalma...
-Fisi çekmeye hiç gerek yok, bu devrede sadece 5 volt var. Hemen hallederim.
-Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlisidir.
-Çekinme, gel. Bu tünelden bu saate kesinlikle tren geçmez.
-Korkma, bu silaha 50 yildir tek kursun girmedi.
-Parasütü en asagida ben açacagim.
-Komutanim, pimini çektikten sonra kaça kadar sayicaktik?
-Olum bu mantarlar zehirli degil, bak ben nasil yiyorum.
-Amma keskin virajmis yav!!
-Evet,Murteza benim, bi durum mu var?
-Ben zaten ölmüsüm, hadi vur beni.
--Caniiim!!! Ne kadar sevimli bir köpeksin sen öyle.
--Aaaa!! Kim koymus bu kabloyu yolun ortasina? Dur sunu kaldirayim suradan...
-Evet arkadaslar! Dikkatle izliyorsunuz. Simdi bombanin pimini çekip 10'a kadar sayiyoruz... Bir, iki, üç, dört, bes, al...
-Bu kadar korkma canim! Bu yilanlarin hepsinin zehirleri alinmis.
-Vay beee!! Ne kadar da yüksekmis bu bina! Insanlar... Arabalar... Buradan karinca gibi gözüküyo.
-Oolum! Gel buraya çik. Armutlarin en iyisi agacin yukaris...
-Bu barajin ülkemiz için hayirli, ugurlu olmasini diliyor ve hafriyat çalismalarini baslatacak ilk dinamitleri patlatmak için dügmeye basiyorum.
-Aklinca beni kandirican öölemiii! Yutar miyim ben o oyuncak tabancayi?
-Höst ulan pis inek! Kalk su yolun ortasindan! Ne isin var burda! Deh! Deh! Deh! Ahh! N'oluyo size yaaa? (Hindistan'da)
ERKEKLER VE KADINLAR:
Basari:
> Basarili bir erkek karisinin harcayabileceginden fazla para kazanan erkektir.
> Basarili bir kadin oyle bir erkegi bulabilen kadindir.
Parayi idare etme:
> Erkek istedigi 100 bin liralik bir sey icin 200 bin lira oder.
> Kadin istemedigi 200 bin liralik sey icin 100 bin lira oder.
Mutluluk:
> Bir erkekle mutlu olmak icin onu cok anlamak, az sevmek gerekir.
> Bir kadinla mutlu olmak icin onu cok sevmek ve hic anlamaya calismamak gerekir.
Evlilikten beklentiler:
> Bir kadin bir erkekle onun degisecegini umarak evlenir, ama o degismez.
> Bir erkek bir kadinla onun degismeyecegini umarak evlenir, ama o degisir.
Evlilik ve gelecek:
> Kadin bir koca buluncaya kadar gelecekten endise eder.
> Erkek bir kadın buluncaya kadar gelecekten endise etmez.
Kadinlari anlamak:
> Erkegin kadini anlamadigi iki donem vardir: Evlilikten once ve evlilikten sonra.
Yasam:
> Evli erkekler bekarlardan daha uzun yasarlar, ancak evli erkekler olumu daha cok arzularlar.
Hatalar:
> Evli bir erkek hatalarini unutmalidir: Iki kisinin birden ayni seyi hatirlamasina gerek yoktur.
Savas:
> Herhangi bir tartismada kadin daima son sozu soyler. Bundan sonra erkegin soyledigi her soz yeni bir tartismanin baslangicidir .
GARİP BİR OTOBÜS YOLCULUĞU
Herkesin bir otobüs yolculugu hikayesi vardir. Ama bu hikayede, Antalya-Istanbul arasi tam 24 saat sürüyor.(gercek)
Yolcular 21.30'da Antalya otogarindan Istanbul otobüsüne biniyor. Nasil bir otobüs oldugu sorulunca, "Mercedes iste kardesim, yetmez mi?" cevabi geliyor. Otobüsün üzerinde "Tehran Tur" yaziyor. Biraz gittikten sonra farlarin yanmadigini fark eden bir bayan yolcu bagirmaya basliyor. Soförse, "Biz bu otobüsle Sibirya'ya bile gittik" açiklamasini yapiyor...
Bucak'a geliniyor. Orada bir saat elektrikçi bekleniyor ve farlar yapiliyor. Burdur'a varmak üzereyken yolcular zincir takilmasini istiyor. Yol buzlanmis çünkü. Ancak soför yine Sibirya'yi hatirlatiyor "Bu araba buza aliskindir" diyor... Yolcularin israrina dayanamayinca sadece sol arka tekerlege zincir takiliyor. Burdur'u biraz geçtiklerinde zincir tekerlegi parçaliyor! Muavin, yolculara çay vereyim diye isiticiyi açtigi anda, otobüsün elektrik aksami göçüyor. Gece 1.00 civarinda, bir istasyonda duruyorlar. Yedek lastik olmadigi için, soförlerden biri, taksi çagirip Burdur'a tekerlek aramaya gidiyor. 2 saat sonra dönüyor ama, bulamamis olarak...
LASTIKSIZ FARSIZ
Kalorifer çalismadigi için yolcular donmak üzere. Yarisi istasyondaki büroda uyuyan petrolcünün yanina dolusuyor. Tam isyan hazirliklari baslamisken, içlerinden bir tanesi "Kardesim, adamlar ellerinden geleni yapiyorlar iste" demez mi...
Ama çogunlugun karariyla polis çagiriliyor. Polis bu sefer "Arabayi baglasam ya da trafikten men etsem, siz Istanbul'a nasil gideceksiniz?" diyor... Yolcular, soför ve polisler, otobüsün etrafinda turlamaya basliyor. Bu sirada sirket sahibinin oglu geliyor. Meger otobüs sahibi de yolcular arasindaymis! Polis, iki yolcu ve sirket sahibinin oglunu Burdur'a yeni otobüs bulmaya gönderiyor. Otobüs bulunamiyor ama, sabaha karsi 6.00'ya dogru bir lastikle dönüyorlar...
Bir saat sonra tekrar yola çikiliyor. Muavin "Çay içmek ister misiniz?" diye sorunca, yolcularin agir tehdidiyle karsilasiyor! Afyon'a yaklastiklarinda yolcularin çogu donmak üzere oldugundan, "Siz dinlenme tesisinde bekleyin, biz Afyon'da kaloriferi yaptirip gelelim" diyor otobüsçüler. Içlerinden birinin kalmasi sartiyla yolcular bunu kabul ediyor. Ancak bir müddet sonra o kisi de kayboluveriyor.
MADEM GIDIYORSUNUZ...
Yolcular tesiste üç saat bekliyor, gelen giden yok. Emniyete haber veriyorlar. Hattâ sanayi sitesine otobüsü aramaya gidiyorlar. Polisler sehrin çikislarini tutuyor. Esyalar zaten otobüsün bagajinda kalmis. Bir tv kanalini arayip durumu bildirmeye karar veriyorlar. O sirada polisler otobüsü buluyor. Saat 13.30'da yolculari aynen otobüse bindirip ugurluyorlar.
Ama kiyamet yolculugu henüz bitmiyor... Yolcularla sakalasmayi çok seven soför, karsidan gelen kamyonu gördügü halde yolcularin "Yapma!" çigliklari arasinda sagdaki kamyonu sollamakta olan otobüsü solluyor. Yogun tepkiler üzerine "Bu yolcular beni istemiyor" diyerek hizla giden otobüsün direksiyonundan kalkiyor ve yandaki diger soför, çevik bir hareketle direksiyona atliyor.
Bilecik girisinde ezilmekten son anda kurtulan bir trafik polisi otobüsü durduruyor. "Madem buraya kadar gelmissiniz..." diyerek soförü birakiyor. Ehliyet, ruhsat, yolcu tasima ve trafige çikma izni olmayan, farlari ve kaloriferi yanmayan otobüsü...
Yolcular 'artik' isyan karari veriyor. Biri "Bari el feneri tutun soförün önüne" diye espri yapinca, bunu ciddiye alan muavin, bir el feneri getirip yola tutmaya basliyor. Kurtköy'e gelindiginde soför Opet'e giriyor. Farlari tamir için yarim saat ugrasiyor. Sonuç degismiyor... Soför günün sözünü söyleyiveriyor: "Yahu kardesim, dünden beri sizin için 200 milyon masraf ettik!"
Faydasiz sozler..
Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardir.
Bir devekusunun gözü beyninden büyüktür.
Inek sütünün pH degeri 6'dir.
Bir timsahin gözlerinin arasindaki mesafe, ayaklarinin büyüklügüne esittir.
Dalmaçyalilar gut olmayan tek köpek cinsidir.
Ayi inlerinin girisleri herzaman kuzeye bakar.
Degerli taslarin çogu birkaç elementten olusur,
sadece pirlanta tamamen karbondan olusur.
Kedilerin beyninde 32 adet kas vardir.
Bukalemunlarin dilleri, vücutlarindan iki kat daha uzundur.
Global isinma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yilinda Shangai ve deniz kiyisindaki diger Çin sehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kisi evsiz kalacak.
Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakizdir.
Kereviz yerken harcanan kalori,kerevizin içindeki kaloriden daha
fazladir.
Hipopotamlar insandan daha hizli kosarlar.
Mese agaçlari elli yasina gelmeden mese palamudu üretemezler.
Aslanlar bir günde 50 kez sevisebilirler.
Insan elinde, en yavas uzayan tirnak bas parmaginki, en hizli uzayan tirnak ise orta parmaginkidir.
Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadir.
Güney Kore baskenti Seul, Kore dilinde "baskent" anlamina gelmektedir.
Kanada, Kizilderili dilinde "büyük köy" anlamina gelmektedir.
Ingilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanilmak üzere
uydurulmustur.
Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasina on yil boyunca hiç yagmur
yagmamistir.
Baskan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
Mumyalarin ayak parmaklari tek tek sarilarak mumyalanmistir.
Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almisti.1878
yilinin subat ayinda Connecticut New Haven'da yayimlanmisti.
Yataktan düserek ölme olasiligi iki milyonda birdir.
Ünlü çizgi film kahramani Temel Reis, 1919 yilinda Elzie Crisler Segar tarafindan yaratildi.
Ilk çamasir makinesi 1907 yilinda Hurley Machine Co.Tarafindan
pazarlandi.
Kita isimlerinin hepsi ayni harfle baslayip ayni harfle biter.
Avustralya'daki tuvaletlerin sifon sulari saat yönünde akar.
ABD'de, yaslari 20 ile 29 arasinda olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste yada gözaltinda tutulmaktadir.
Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tras olmak için harcar.
Geçen 3500 yilin, sadece 230 yili baris içinde yasanmistir.
Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
Bir cam kirildiginda, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hizla etrafa saçilir.
Insan saçi, üç kilo agirlik kaldirabilecek esnekliktedir.
Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi bosanmaktadir.
Beethoven beste yapmadan önce kafasini soguk suya sokardi.
Her 25 kisiden biri astim hastasidir.
Dünyadaki hayvanlarin yüzde sekseni alti ayaklidir.
Uranüs, çiplak gözle görülebilen bir gezegendir.
Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kitalara ayak basan ilk insandir.
Günisigindan daha fazla yararlanmak için saat uygulamasini Benjamin Franklin baslatmistir.
Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir
saatten uzun sürer.
Bugüne kadar ölçülmüs en büyük buz dagi, 200 mil uzunlugunda ve 60 mil genisligindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
Charles Dickens, uykusuzluk hastaligina yakalanmisti.Sadece yüzünü
kuzeye dönerse uyuyabilecegine inaniyordu.
Bugüne kadar kaydedilmis en büyük dalga, 1971 yilinda Japonya'nin
Ishigaki Adasi'nda 85 metre yüksekligine ulasmistir.
Açik bir gecede, çiplak gözle iki bin ayri yildizi görmek mümkündür.
Herhangi bir okyanusun en uzak oldugu nokta Çin'dir.
Kis aylarinda, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alani kaplar.
Rusya'da dogudan batiya dogru seyahat edilirse, yedi saat kusagi
geçilir.
Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz günesli geçer.
Sadece disi sivrisinekler isirir.
Dünyada her dakika iki tane düsük siddette deprem olmaktadir.
Hindistan'daki yillik dogum sayisi, Avustralya'nin toplam nüfusundan fazladir.
Rusya'nin dörtte biri ormanlarla kaplidir.
Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altin 200 kat daha fazlasi
okyanuslarda bulunmaktadir.
Köpeklerin ter bezleri ayaklarindadir.
Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanirdi.
Mickey Mouse'dan önce en meshur çizgi film kahramani Felix The Cat'di.
Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
Salataligin yüzde 96'si sudur.
Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla seker vardir.
Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
Timsahlar renk körüdür.
Yarim kilo bal yapabilmek için arilar iki milyondan fazla çiçekten
bitki özü toplarlar.
Dünyanın ağırlığı
WASHINGTON Üniversitesi fizikçileri 4 yil süren arastirma sonucunda dünyanin agirligini hesapladi
WASHINGTON Üniversitesi fizikçileri 4 yil süren arastirma sonunda dünyanin 5. 972. 000. 000. 000. 000. 000. 000. 000 kilogram agirliginda oldugunu belirledi. Arastirma dünyanin daha önce tahmin edilenin aksine 10.000.000.000.000.000.000.000 kg. daha hafif oldugunu ortaya çikardi. Profesör Jens Grundlach'in liderligindeki fizikçilerin arastirmasi 300 yildir çözülmeye çalisilan en agir probleme nokta koydu.
NEWTON FIKIR YÜRÜTMÜSTÜ
Bilimadamlarinin 17'inci yüzyildan beri üzerinde çalistiklari dünyanin agirligi konusundaki ilk tahmini Newton yapmis ancak sadece fikir yürütebilmisti. Gundlach 160 bin sterlinlik bir cihazi kendi ekseni etrafinda dönen tabaklara monte ederek küçük bir alandaki yerçekimi ve havayla olusan agirligi belirlemeye çalisti. Çelik iple sarkittigi silindirle çalismasini destekleyerek bu rakama ulasti.
4 DÖNEM
Erkek bir bilim adaminin (!) yaptigi arastirma, kadinlarin hayatinin 4 ana döneme ayrildigini ortaya koymus:
1) Herseye agzi açik ayran budalasi olarak baktiklari, söylenen her güzel lafa kolay kandiklari 17 - 25 yas arasindaki KAZ Dönemi.
2) Güzelliklerinin farkina vardiklari, o yüzden hep kapris üstüne kapris yaptiklari 25 - 35 yas arasindaki NAZ Dönemi.
3) Hayati (erkekleri) taniyip gözlerinin açildigi 35 - 45 yas arasindaki KURNAZ Dönemi.
4) Mihrabin yikildigi, herseyin bittigi 45 yas sonrasi ENKAZ Dönemi
İNEK GİBİ......
ben okulu hiç sevmedim ki,
vize aksamlarında yaptığımız geyikleri sevdim
top oynamayı,sahilde gezmeyi sevdim
ben okulu hiç sevmedim ki
okula gittiğimde kantinde çay içmeyi sevdim
dersten dışarı çıktığımda uyarılmayı sevdim
çıldırmamı sevdim,hocalar dersten geç çıktığında
yalnız oldugumu anladıgımda,
yerlere sigara izmaritlerini atmayı sevdim.
öğrenci işlerinin kapalı olmasını sevdim,
her işim oldugunda
denizde yüzmeyi sever gibi sevdim,
okulun bitmesini.
bursların yatmasını özler gibi özledim,
yaz tatillerini
sabahları Hatemi Hoca'nın dersleri gibi
geceleyin hayalet gibi sevdim seni sevmediğimi
ben okulu hiç sevmedim ki
ögrencileri at gibi yetiştirmeni!
sivil polislerin dolaşmasını
17 yıl öncesini hatırlatmanı
hukuk fakultesınden öncekı adını tıp oldugunu
kaldıgım zamam savunma mekanizmalarını
ve tuhaflığımı bilmeden geçtığım zaman
demsiz çay satan kantinleri,
yeni asılan afişleri,
her kaldığımda teselli eden arkadaşları sevdim
ahıra düşmüş inek gibi düştüm hukuk'a
ben otları sevdim
acıktıgım zaman böyle işte
ben okulu hiç sevmedim ki
birgün beyaz kağıtlar asıldı panolara
bir ok gibi saplandı herkesin kalbine
altıgenin ortasında,okuma salonun gürültüsünde
sınav öncesi sendromunda ögrencilerin,
acımasızlıgında hocaların
aglayan yüzünde ineklerin,
ferahlatan gücü ile kopyaların
korkulan yanıyla üstten bağlantılı borçlar'ın
otuza yetmiş sınırının ve ellinin üzerine,
finallerin üstüne,
kopya cekebilme ihtimalinin üstüne
korkunun üstüne ,
garip hocaların üstüne,
ben okulu hiç sevmedim ki.
kapandıgı zaman,
derslerin yapılmamasını sevdım
tertemiz panoları sevdim geldiğim zaman
sana alışmayı sevmedim
korkuyordum,yıllara yıl eklemekten
yinede sevdim gülümsemeyi
konferanslarda seni övenlerin arkasından
bahceyı,ilk inek levhası dikildigi zaman
lakabımızın ne kadar gülünç oldugunu sevdim
sessizce inek oldugumu düsündüğüm zaman
her kaldıgımda teselli eden arkadasları sevdim
ahıra düşmüş inek gibi düştüm hukuğa
ben otları sevdim
acıktıgım zaman böyle işte
ben okulu hiç sevmedim ki,
ben sevdim mi İNEK gibi severim.
Avukatlardan İnciler
Aşağıdaki sorular Amerikan mahkeme tutanaklarından alınmıştır. Yorumlar benden.
Avukat tanığı sorguluyor:
Bu çocukken kırdığınız burnunuzun aynısı mı?
Yo, onu depoya attım, bunu bit pazarından aldım.
Avukat bilirkişi olarak çağrılan doktora soruyor:
Pekala doktor, bir insan uyurken ölürse, çoğu zaman sessizce ölür ve ertesi sabaha kadar bunu bilemez, değil mi?
Olur mu canım,gece tuvalete gitmek için kalkınca da anlayabilir.
Tanığa:
S: Sonra ne oldu?
C: Bana, "seni öldüreceğim, çünkü beni teşhis edebilirsin," dedi.
S: Peki seni öldürdü mü?
Ne yazık ki öldürdü. Ben aslında bir ruhum.
Sanığa:
Savaşta ölen siz miydiniz yoksa kardeşiniz miydi?
Aslında bendim, ama kardeşimin nüfus kağıdı kayıptı.
Tanığa:
Sizin 20 yaşındaki en küçük oğlunuz kaç yaşında?
Son gördüğümde hala 20 yaşındaydı, ama bir şey biliyorsanız lütfen söyleyin.
Tanığa:
Siz o sırada evde yalnız mıydınız yoksa kendi başınıza mı?
Başlangıçta benimle birlikteydim, bir de Avni vardı, sonra anamın tek oğlu geldi, derken dedemin tek torunu da geldi.
Tanığa:
Ne zamandan beri Kanada Fransızısınız?
Dünden beri. Daha önce Japon'dum, sonra Jamaikalı oldum, bir ara da İngilizlik yapmıştım.
Tanığa:
Çocuğunuz veya ona benzer bir şeyiniz var mı?
Aah, evet. Bir maymunum var.
Tanığa:
S: Size 3 numaralı kanıtı gösteriyorum ve bu resmi tanıyıp tanımadığınızı soruyorum.
C: Bu benim resmim.
S: Bu resim çekilirken siz de orada mıydınız?
Yoo! Ben o sırada Guatemala’nın kurtuluş bayramı kutlamalarına katılmıştım.
Tanığa:
Bu sabah bu mahkemede yemin ettiğinizde burada mıydınız?
Kısmen. Kısmen de karşıdaki kafede çay içiyordum.
Tanığa:
S: Şimdi, Bn Johnson, ilk evliliğiniz nasıl sona ermişti?
C: Ölüm sebebiyle
S: Peki kimin ölümü sebebiyle sona ermişti?
Peru cumhurbaşkanının.
Demek döndüğünüz ana kadar orada değildiniz, öyle mi?
Orada, burada, şurada işte.
S: 3 çocuğunuz var, değil mi?
C: Evet.
S: Kaçı erkek?
C: Hiçbiri.
S: Hepsi kız mı?
Niye hepsi kız olsun canım? Hiçbiri erkek değilse hepsinin kız olması mı lazım?
Demek onun ne olduğunu bilmiyorsunuz, neye benzediğini de bilmiyorsunuz, peki onu tarif edebilir misiniz?
Tabi! Hem de gözüm kapalı olarak.
S: Merdivenlerin bodruma indiğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet
S: Peki, yukarı da çıkıyorlar mıydı?
Elbette! Sağa ve sola bile gidiyorlardı.
S: Bütün hayatınız boyunca bu şehirde mi yaşadınız?
C: Henüz değil.
Hayatım sona ermeden bunu anlayamayız, değil mi?
Texas'lı avukat tam sanığa aptalca bir soru soracaktı ki, derhal vazgeçip hakime sordu:
Sayın yargıcım, izninizle diğer sorumu sormak istiyorum.
Tabi! İstersen ötekini de sorabilirsin.
S: Cesedi tam olarak ne zaman incelediğinizi hatırlıyor musunuz?
C: Akşamdı. Otopsi 8:30 civarında başladı.
S: Bu sırada Bay Eddington ölüydü, değil mi?
C: Hayır, aptal! Masanın üzerine oturmuş, "bu adam niye otopsi yapıyor," der gibi bana bakıyordu.
(... Ne desem ki?)
AŞK
Seni gordugum anda carpanlara ayrildim,
Elips yuzune,matris gozlerine bayildim,
Iste dedim benim aradigim,
Ilk firsatta askimi tumevarimla ispatladim.
Logaritma sevgilim derdim sana,
Hep hayal kurardik gelince bir araya,
Koni seklinde ucgen seklinde yuvamizda,
Dizi dizi,seri seri cocuklarimizla.
Tam sunacakken sana evlilik onerimi,
"Analitigimiz uymuyor" diyerek terk ettin beni.
Oysa turevini alacak kadar sevmistim seni,
Sana olan askim reeeldi,lineeerdi
Tanjantimi hesaplamadan giden vefasiz sevgilim.
Ruyalarimda hep seni gorurum,
Benim biricik hiperbolum,minik parabolum,
Nerde eski determinant, diskriminant formulum.
Don bana, integralimi al signum yuzlum,
Eger donmezsen kahrimdan olurum.
Bak su kalbimin fonksiyonuna, periyoduna,
Asimptotumu bul da grafik ciz bana,
Soz veriyorum "Konikcigim" demem sana,
Seni çok seviyorum,Anlasana....
Kanonik TV aksiyomları
-
Kötü adamlar daima ilk ateş eder.
-
İyi
adamlar daima kötü adamlardan iyi ateş eder.
-
İyi
adamlar daima sayıca azdır.
-
İyi
adamlar daima kazanır ve kızı kapar.
-
İyi
adamlar daima iyi görünüşlüdür.
-
İyi
adamlar, ama sadece onlar, daima espritüeldir.
-
İyi
adamlar sadece kol veya bacaklarından yaralanır.
-
Bozuk bir morali 30-40 kötü adamı öldürmekten başka bir
şey düzeltemez.
-
İyi
adamlar uyuşturucu kullanmaz.
-
Kahramanlar kir yapışmayan elbiseler giyer.
-
Çirkin adamlar hep kötü adamdır.
-
Kötü adamlar iyi adamları öldürmek için özenle
hazırlanmış keşifler yapar, ancak onların çalışıp
çalışmadığını görmek için asla orada bulunmazlar.
-
Kötü adam ilk korkaklık gösterir.
-
Polis zekidir.
-
Polis asla destek beklemez.
-
Sivil polisleri belirlemek çok kolaydır, özellikle de
siyah güneş gözlüğü takıyorlarsa.
-
Polisler daima nefsi müdafa nedeniyle öldürür.
-
Polis takiplerinde bir aracın büyük bir pencere camından
mutlaka geçmesi gerekir.
-
Arabalar köşelerden dönerken tekerlekler patinaj sesi
çıkarır, yol kirli bile olsa.
-
Vurulduktan sonra kaçmak için daima yeterli zaman
vardır.
-
Araç yavaşladıkça kaza yapma olasılığı orantılı olarak
artar.
-
Hırsız alarmı sisteminin bağlantı kutusu dış duvardadır.
-
Özel detektifler harika iş çıkarır.
-
Bütün kazalarda araba patlar.
-
Mahkemelerde davalar sürpriz bir tanıkla çözülür.
-
Seks yapan gençler acayip şekillerde ölmeye mahkumdur.
-
Gençler daima ana-babalarından daha zekidir.
-
Lise öğrencileri 30 yaşlarında filan görünür.
-
Banliyolar heyecan vericidir.
-
Las
Vegas'ta herkes kazanır.
-
Kremalı pastalar atışmak içindir, yemek için değil.
-
Bütün Çinliler Karate bilir.
-
Kimsenin tv seyredecek zamanı yoktur.
-
Acelesi olan kimsenin park yeri bulma sorunu yoktur.
-
Ev
işine hiç gerek yoktur.
-
Herkes bir kilidi bir aletle açmayı bilir.
-
Herhangi bir tv filminin son beş dakikası bütün düğümü
çözmeye harcanır.
-
Son
beş dakika reklamlarla 20 dakikaya çıkar. (İnanmazsanız
TGRT'deki X-Files'i izleyin.)
-
Acil durumlarda klişe sözler söylenir. ("Dikkatli ol",
"seni seviyorum" vs.)
-
Yumruk yumruğa kavgalar çürük ve bereye yol açmaz.
-
Dağlar helikopterleri çeker.
-
Kimse "hımmm...", "eee.." demez.
-
İnsanlar sabahları yataktan makyajlı olarak kalkar.
-
Gerçekten çirkin kadın yoktur, hep gerçekten çirkin
erkek vardır.
-
Bir
kadın birinden kaçıyorsa tökezleyip düşer.
-
Manyak bir katil veya genetik olarak yaratılmış bir
canavar kovalamadıkça otomobil anında çalışır.
-
Çılgın manyakların insanüstü dayanma güçleri vardır.
-
Herkesin karanlık bir sırrı vardır.
-
Perili evler asla kilitli değildir.
-
Cinayetlere daima uğursuz bir müzik eşlik eder.
-
Zenginler mutsuzdur.
-
Cinayetlere gökgürültüsü eşlik eder.
-
Ölmüş ya da ölmekte olan birinin ağzının bir kenarından
kan sızar.
-
Noel Arefesi veya Halloween gecesi üç-dört gün sürer.
-
Bir
canavar filminde gece yarısı bir kaç kez olur.
-
Bir
vampiri öldürmek için güneşin batmasından 5 dakika önce
işe koyulmak gerekir.
-
Bir
canavar filminde kilere gidenin bir daha dışarı
çıkmadığını filmin sonuna kadar kimse fark etmez.
-
Bir
yabancıyı (= ör. uzaylıyı, canavarı) arayan grup daima
ikiye (üçe, dörde ...) ayrılır.
-
Gerçek hikayelere dayanan filmler daima uydurmadır.
-
Bilgisayarlar hiç kilitlenmez.
-
Gençler bir PC kullanrak herhangi bir bilgisayara
girebilir.
-
Bilgisayarlar herşeyi bilir.
-
Sonda bütün kaynak kısıtlamaları çiğnenir.