Genişleyen
Evren
Orijinal: Michael Weiss.
Evren genişliyorsa bu atomların büyüdüğü anlamına gelir mi?
Güneş sistemi de genişliyor mu?
Bayan Felix: "-Ev ödevini niye yapmıyorsun?"
Allen Felix: "-Evren genişliyor. Her şey birbirinden
uzaklaşıp ayrılacak, hepimiz öleceğiz. Öyleyse ne gereği
var?"
Bayan Felix: "-Biz Brooklyn'de yaşıyoruz. Brooklyn
genişlemiyor. Git ödevini yap."
--Woody Allen'in Annie Hall'undan.
Bayan Felix haklı. Ne Brooklyn genişliyor, ne onun atomları,
ne Güneş sistemi, hatta ne de galaksimiz. Evren (standart
kozmolojik modellere göre) sadece çok geniş ölçekte ortalama
alındığında genişler.
Evrenin genişlemesi deyimi hem deneysel gözlemlere
hem de teorik kozmolojik modellere işaret eder. Gözlemlerden
başlayarak bunlara ayrı ayrı bakalım.
Gözlem
Gözlem Hubble'ın kızıla kayma yasasıdır.
1929'da Hubble uzak galaksilerden gelen ışığın kızıla
kaydığını rapor etti. Bu kızıla kaymayı Doppler kayması
olarak yorumlarsanız bu durumda,
uzaklaşma hızı = H x (dünyadan uzaklık)
yasasına göre galaksilerin uzaklaştığı ortaya çıkar.
H'ye Hubble sabiti denir; H için Hubble'ın bulduğu orijinal
değer megaparsek başına saniyede 550 km idi (
).
Şimdiki tahminler 40
ile 100
arasında
değişiyor. (Kızıla kaymayı hesaplamak kolay, uzaklığı tahmin
etmek zordur. Kabaca söylersek, astronomlar bir kısmı H'nin
80
civarında,
bir kısmı da 40-45
civarında
olduğunu kabul eden iki kamptan birine girer.
Hubble'ın kızıla kayma formülü dünyanın evrende özellikle
kötü bir mevkide durduğunu ima etmez.
Evrenin, üzerinde benek benek galaksilerin bulunduğu
genişleyen bir balon şeklindeki bildik modeli, Hubble'ın
diğer herhangi bir galaksideki alter-egosunun da aynı
gözlemi yapacağını ifade eder.
Ancak arka bahçemizdeki astronomik nesneler -Güneş sistemi,
galaksimiz, yakın galaksiler- bu tür Hubble kızıla kaymaları
göstermez. Yakın galaksiler Yer'e göre (özgü hızlar olarak bilinen) bir hareket sergiler, ancak bu uzak
galaksilerde görülen Hubble akışına benzemez.
Örneğin Andromeda galaksisi kızıla kayma yerine maviye kayma
gösterir. O halde gözlem hükmü: Galaksimiz genişlemiyor.
Bu arada Hubble sabiti, adına rağmen, zamanda sabit
değildir. Aslında azalmaktadır. D ışık yılı uzakta V = H . D
hızıyla uzaklaşan bir galaksi düşünün. Bu uzaklaşma
nedeniyle D sürekli artar. Peki, V de artar mı? Hayır.
Aslında V azalır. (Newton analojilerine düşkünseniz, kütle çekiminin bu yavaşlamaya neden olduğunu
söyleyebilirsiniz. Ancak, dikkat, bazı genel relativiteciler
bu tarz konuşmaya şiddetle karşı çıkarlar.) Öyleyse H
zamanda azalıyor. Ancak uzayda sabittir;
yani, bugün gözlediğimiz bütün uzak nesneler için aynı
sayıdır.
Teori
Teorik modeller tipik olarak Friedmann-Robertson-Walker (FRW)
uzayzamanlarıdır.
Kozmolojistler evreni uzayzamanlar, yani,
Einstein'ın Genel Relativite Teorisinin (GRT) alan
denklemlerinin çözümlerini kullanarak modellerler. Rus
matematikçi Alexander Friedmann 1923'te önemli bir global
çözümler sınıfını keşfetti. Evrenin, üzerinde benek benek
galaksilerin bulunduğu genişleyen bir balon şeklindeki
bildik imajı Friedmann'ın çözümlerinden birinin bir film
versiyonudur. Daha sonra Robertson ve Walker
Friedmann'ın çalışmalarını genişletti.
FRW uzayzamanları bir çok farklı stildedir -genişleyen,
büzülen, düz, eğri, açık, kapalı ... Genişleyen balon resmi bunlardan sadece bir kaçına karşılık gelir.
Metrik denen bir kavram GR'de baş rolü oynar.
Metrik bir çok bilgiyi içerir; bu yazıda bizi ilgilendiren
kısım nesneler arasındaki uzaklıklardır. Genişleyen bir FRW
evreninde balon üstündeki herhangi iki nokta arasındaki uzaklık zamanla artar. Ancak, FRW modeli küçük
ölçekte (küçükün tamamen keyfi bir şekilde
yorumlandığı) bizim uzayzamanımızı kesin
bir şekilde tanımlamayı amaçlamaz.
Bunu iki şekilde hayal edebilirsiniz:
-
Sıvı dinamiğindeki süreklilik yaklaşımını
düşünebilirsiniz: Burada tek tek moleküllerin
hareketinin yeterince büyük ölçekte ortalaması alınarak
sürekli akış elde edilir. (Gaz genişlerken bile
damlacıklar yoğunlaşabilir.) Benzer biçimde, evrenin
yeterince geniş bir ölçekte şu anki metriğinin
ortalaması alınırsa bir FRW uzayzamanının elde
edileceğine genellikle inanılır.
-
Ya
da genişleyen balon resmini
değiştirebilirsiniz: Galaksiler sadece boya kalemiyle
konulmuş benekler değil, fakat balonun maddesini
oluşturan ve onun esnekliğini lokal olarak
etkileyen bir parçasıdır.
FRW
uzayzamanları bu küçük-ölçek varyasyonlarını ihmal eder.
Üstünde galaksilerin sadece noktalar olarak modellendiği
birbiçimli (uniform) esnek bir balon düşünün. Balon üstündeki noktalar, birlikte giden
jeodezikler denen matematiksel bir kavrama karşılık
gelir. Genişleyen bir FRW uzayzamanında, birlikte giden
herhangi iki jeodezik zamanla birbirinden sürüklenip
uzaklaşır.
Güneş sistemi ölçeğinde Einstein denklemlerinin başka bir
çözümü kullanılarak uzayzaman metriğine, Schwarzschild
metriği olarak bilinen, epey iyi bir yaklaşım elde
edilebilir. Fikir verici fakat doğruluğu kuşkulu
terminolojiyi kullanırsak, bu yaklaşım Güneş'in çekim
alanını modeller diyebiliriz. (Doğruluğu kuşkulu, çünkü çekim alanı GR'deki metrikin bir
anlamdaşı değilse nedir?) Schwarzschild metriğindeki
jeodezikler FRW'nin birlikte giden jeodeziklerine özgü sürüklenip uzaklaşma davranışı sergilemez -ya da daha aşina bir ifadeyle, Dünya Güneş'ten sürüklenip
uzaklaşmaz.
Evrenin gerçek metriği doğal olarak fantastik bir
şekilde karmaşıktır; FRW ve Schwarzschild metrikleri gibi
idealleştirilmiş basit çözümlerin onun tüm karmaşıklığını
gözler önüne sermesini bekleyemezsiniz. Evrenin büyük-ölçek
yapısı hakkındaki bilgilerimiz parça parçadır ve hassas
olmaktan çok uzaktır.
İnsan eski moda Newton terimleriyle Güneş Sisteminin
galaksiye ya da lokal gruba kütle çekimiyle bağlı olduğunu söyleyebilir. Öyleyse Güneş Sistemi genişlemiyor.
Brooklyn olayı şimdi daha da açık: O atomik kuvvetlerle
bağlıdır ve onun atomları tipik olarak jeodezikler izlemez.
O halde Brooklyn genişlemiyor. Şimdi gidin, ödevinizi yapın.
(Brooklyn'de oturmadığınızı söylemeniz sizi kurtarmaz!)
Hubble
kızıla kaymasının nedeni nedir?
Evren genişledikçe ışık dalgaları mı geriliyor (gerilmek)
yoksa uzak galaksiler bizden uzaklaştıklarından dolayı ışık
Doppler kaymasına mı uğruyor?
Tek kelimeyle, evet.
İki cümleyle: Doppler-kayması açıklaması gerilmiş-ışık açıklamasının lineer yaklaşığıdır. Bir görüş açısından
diğerine geçmek (eğri) uzayzamanda koordinat sistemlerini
değiştirmeye eşdeğerdir.
Detaylı bir açıklama uzayzamanın FRW modellerine bakmayı
gerektirir. Ünlü benek benek galaksilerle genişleyen
balon bunlardan biri için görsel analoji sağlar; her
analoji gibi o da kelimesi kelimesine alınırsa yanlış yola
sokar, ancak dikkatle ele alındığında bazı ufuklar açabilir.
Balon üzerinde enlem/boylam çizgileri çizin. Bunlar birlikte-giden koordinatlar olsun. Lastik yüzeye
işlemiş bir çift benek (galaksiler) tasarlayın. Balon
genişlerken beneklerin birlikte-giden koordinatları
değişmez, ancak beneklerin arasındaki uzaklık sürekli artar.
Birlikte-giden koordinatlarda beneklerin bir yere
gitmediğini ama bizzat aralarındaki uzayın gerildiğini söyleriz.
Bir böcek bir benekten diğerine doğru yürümeye başlamış
olsun. O ayrıldıktan bir saniye sonra da kardeşi onu
izlesin. (Böcekleri iki ışık flaşı ya da bir ışık dalgasının
ardışık iki dalga tepesi gibi düşünün.) Böceklerin hareketi
süresince böcekler arasındaki mesafenin artacağı aşikardır.
(Işık dalgası için tepelerin arasının açılması dalga boyunun
büyümesi, bu da ışığın kızıla kayması demektir.)
Birlikte-giden koordinatlarda ışık seyahati süresince gerilir.
Şimdi başka bir koordinat sistemine geçelim, bu sadece yakın
ama her iki beneği de içine alacak kadar büyük mesafelerde
geçerli olan sistemdir. Temiz, esnek ve gerilmeyen bir yama
beneklerin birinin bulunduğu yerden balona iliştirilmiş
olsun. Yamayı altındaki balon şiştikçe kayacak biçimde
yapıştıralım. (Böcekler yamanın altında hareket ediyor.) Yamanın üzerine koordinat çizgileri
çizelim. Yama koordinatlarında ikinci benek birinciden
uzaklaşır. Yine yama koordinatlarında kızıla kaymayı Doppler
kayması olarak alabiliriz.
Bu görsel olarak cazip bir analoji mi? Bence, öyle. Ancak bu
açıklama önemli bir noktayı saklar: Zaman koordinatı. FRW
uzayzamanları özel olarak ayırt edilmiş (birlikte-giden ya da kozmolojik zaman denen) bir zaman
koordinatıyla tam teçhizatlı olarak gelir. Örneğin birlikte
giden bir gözlemci etrafındaki beneklerin ortalama
yoğunluğuna ya da Kozmik Fon Radyasyonunun sıcaklığına
bakarak saatini ayarlayabilir. (Matematiksel ifadesiyle, birlikte-giden zaman koordinatı belli bir simetri
özelliğiyle ayırt edilmiştir.)
Yamamızın üzerine çizili uzay-koordinatlarına uyacak bir çok
zaman-koordinatı seçeneğine sahibiz. Kozmolojik zamanı
kullanalım. Bunun Özel Relativite'de (ÖR) sık sık yapılan
bir seçim olMAdığına dikkat ediniz:
Birbirlerinden hızla uzaklaşmalarına rağmen iki beneğin
kozmolojik saatleri senkron (=eşzamanlı) kalır. Hareket
eden benekten yola çıkan böcekler ev beneklerine yöneldiklerinde akıntıya karşı, uzayın
akışına karşı gidiyormuş gibi gibi görünür. Onlar eve
yaklaştıkça akıntının şiddeti azalır. (Başka bir ifadeyle,
bu koordinatlarda böcek-hızı anizotropiktir.) ÖR'nin çizdiği
resimden farklı olan bu durumlar daha derin bir gerçeğin
belirtileridir: Balon yüzeyinin bariz uzaysal eğriliğinin yanı sıra FRW uzayzamanları zamansal eğriliğe de sahiptir. Esasen bütün FRW uzayzamanları uzaysal
eğrilik göstermez, ama (biri dışında) hepsi zamansal
eğriliğe sahiptir.
Kızıla kaymanın büyüklüğü yama koordinatlarından
hesaplanabilir. İlgilenenler için bir çift ipucu:
-
Ev-benekten çok uzakta böcek-hızı anizotropik olduğuna
göre, hareket eden beneğe de bir yama
iliştirin. Durağan bir kaynak ve hareket eden bir alıcı
için yazılan, standart relativistik olmayan Doppler formülünü kullanarak her iki yama koordinat
sisteminde böcekler arasındaki ilk uzaklığı (dalga
boyu) hesaplayın.
-
Şimdi böcekler ev-beneğe doğru giderken
böcek-mesafesinin nasıl değiştiğini düşünün (bu kez
ev-yama koordinatlarına bağlı kalın). Böcek-mesafesi
değişmez olarak yayılmaz. Bunun yerine
bir ışık dalgasının periyodu analogunu göz önüne alın:
Periyot yama üzerindeki koordinat çizgilerinden
böcek-geçiş zamanını temsil eder. Böceğin tehlikeli
yolculuğu boyunca balonun şişme oranı enikonu sabit kalıyorsa bu neredeyse değişmez olarak yayılır.
Nihai
sonuç: Doppler formülüyle hesaplanan kızıla kaymanın
büyüklüğü, gerilmiş-ışık açıklaması kullanılarak
hesaplanan büyüklükle birinci-mertebeden uyum içindedir.
İşi
bilenlere:
Ön kabuller: Hx << 1 ve (dH/dt) << 1
Burada H(t) = dR(t)/dt, R(t) ölçek faktörü, t kozmolojik
zaman ve x seyahat süresince benekler (birlikte-giden
jeodezikler) arasındaki ortalama mesafedir