Fizikte cevap bekleyen sorular
"Gün gelir de bilim biter mi?" diye düşünenler için müjdem
var. Üzerinde çalışma yapmak için ne gibi konular var diye
merak ediyor musunuz? Pekala, buyurun sizinle cevap bekleyen
sorulara doğru bir yolculuğa çıkalım. Bu soruların bir amacı
da piyasada görüşlerini desteklemek için bilimden
yararlandığını ileri süren kişilerin yazdıklarını okurken
veya sözlerini dinlerken nerelere dikkat etmek gerektiğini
bilgilerinize sunmaktır.
Original by John Baez
Kozmoloji ve astrofizik
-
Big
Bang sırasında veya Big Bang'dan önce neler oldu?
Başlangıçta gerçekten bir tekillik (singularity)
var mıydı? Bu sorunun hiçbir anlamı olmayabilir, ama
olabilir de. (Bilimsel açıdan anlamsız soru ne
demektir?) Evrenin tarihi geriye doğru sonsuza kadar
gider mi, yoksa sonlu bir zaman mıdır?
-
Evrenin geleceği sonsuza kadar gider mi, yoksa sonlu
mudur? Gelecekte Büyük Çökme (Big
Crunch) gerçekleşecek mi? Evren mekan bakımından
sonsuz mu?
-
Zaman niye tek yönlü olarak akar? Gelecek geçmişten
niçin bu kadar farklıdır? Evren sonluysa ve geriye kendi
üstüne çökecekse, zamanın termodinamik oku da büyük
çökmeye giden yolda ters yöne akacak mı? Böyle olursa
bunun ne gibi sonuçları olabilir? Örneğin, mezarımızdan
kalkıp, anamızın rahmine mi döneriz?
-
Uzayzaman gerçekten 4 boyutlu mudur? 4 boyutluysa, niye?
Değilse, kaç boyutludur? Yoksa bu saçma bir soru mudur?
Yeterince kısa ölçeklerde incelenince uzayzaman gerçekte
bir manifold olmayabilir mi?
-
Kara delikler gerçekten var mı?
(Teori ve dolaylı kanıtlar var diyor gibi, ama?)
Hawking'in öngördüğü gibi gerçekten enerji yayınlar ve
buharlaşırlar mı? Böyleyse, sonlu bir zaman geçip de tüm
enerjilerini yayınladıktan sonra ne olur? Geriye ne
kalır? Kara delikler enerjinin, momentumun, açısal
momentumun ve elektrik yükünün korunumu dışındaki bütün korunum yasalarını gerçekten çiğner mi? Kara deliğe düşen bir cismin sahip
olduğu bilgiye ne olur? Kara delik buharlaştıkça bu
bilgi kaybolur mu? Bu, quantum mekaniğinde bir
modifikasyon gerektirir mi?
-
Kozmik Sansür hipotezi doğru mu? Çöken izole çekim sistemleri düzgün
bir olay ufkunu geliştirerek onu arkasında gizlenirler
mi? Kozmik Sansür göçerse, çıplak tekillikler neye
benzer, ne gibi acayip sonuçlar ortaya çıkar?
-
Galaksiler niçin öbekler halinde ve ince tellere
benzeyecek şekilde dağılmıştır? Evrendeki maddenin çoğu
niye baryoniktir? Bu, yeni fizikle çözülebilecek bir
konu mudur?
-
Kahverengi cüceler, Jüpiterler vs gibi gözlenemeyen
maddeyi hesaba katmak için elimizden geleni yaptığımız
halde, galaksilerin çekimsel kütlesi niçin
görebildiklerimizden daha fazlaymış gibi çıkıyor? Kayıp
"karanlık madde" var mı? Varsa, karanlık maddenin
mahiyeti nedir? Baryonik mi, nötrino mu yoksa daha
egzotik bir şey mi? Yoksa, bizim çekim anlayışımızda mı
bir sorun var? Ya da ne?
-
Kozmik Gamma Işınları patlamalarının kaynağı nedir? Bazı
müthiş astronomik olaylar sonucu ortaya çıktığı sanılan
bu esrarengiz patlamalarla ilgili olarak yüzlerce teori
ileri sürülmüştür.
-
Çok yüksek enerjili kozmik
ışınların kaynağı ve mahiyeti nedir? Bu, ABD deki Sinek Gözü adlı detektörün kaydettiği yaklaşık 300 EeV şiddetindeki
kozmik ışın sağanağıdır. Benzer bir olay Japon Scintillation dizisi AGASA tarafından da
kaydedildi. Bu olaylar ilk tespit edildiklerinde
beklenenden çok daha fazla şiddetliydiler. Şimdiye kadar
sadece epey spekülatif birkaç teori ileri sürüldü.
Parçacık ve quantum fiziği
-
Fizik yasaları sağ ile sol, geçmiş ile gelecek ve madde
ile antimadde arasında niçin simetrik değildir? CP
ihlalinin mekanizması nedir? Zayıf etkileşimlerdeki
parite ihlalinin kaynağı nedir? Şimdiye kadar tespit
edilememiş zayıf sağ elli zayıf akımlar var mı? Varsa,
simetriyi bozan nedir? CP ihlali standart model içinde
bütünüyle açıklanabilir mi, yoksa yeni bir kuvvet veya
mekanizma mı gerekiyor?
-
Temel kuvvetlerin (elektromagnetizm, zayıf ve güçlü
kuvvetler, ve çekim) şiddetleri niçin şimdi olduğu
gibidir? Elektromagnetizmin şiddetini ölçen ince yapı
sabiti niçin 1/137.036 dır? Tabiatın bu boyutsuz
sabitesi nereden geliyor? Yeterince yüksek enerjilerde
bu kuvvetler birleştirilebilecek mi?
-
Lepton ve quarkların niçin 3 ırkı vardır? Kütle oranları
niçin öyledir? Mesela muon kütlece 207 kat ağır olması
dışında her bakımdan niçin kesinlikle elektron gibidir?
Niçin vardır ve niçin kesinlikle bu kadar ağırdır?
Quarkların veya leptonların bir içyapıları var mıdır?
-
4
boyutlu uzayzamanda etkileşen ve serbest olmayan
alanları tanımlayan, kendi içinde uyumlu ve kabul
edilebilir bir quantum alan teorisi var mı? Örneğin,
standart model matematiksel olarak uyum içinde midir? Ya
quantum elektrodinamik (QED)? Noktasal parçacıkların
klasik elektrodinamiği için bile matematiksel bakımdan
tatminkar ve sağlam bir formülasyon bulunmuyor.
-
QCD
quark dinamiğinin doğru bir ifadesi mi? Proton, nötron,
pion vs gibi hadronların kütlelerini standart modelden
hesaplamak mümkün mü? QCD yüksek sıcaklıklarda quark/gluon
serbest kalma faz geçişini öngörüyor mu? Bu geçişin
mahiyeti nedir? Tabiatta gerçekten olur mu?
-
Niçin antimaddeden çok madde bulunur, en azından bu
civarda? Evrenin her tarafında madde gerçekten
antimaddeden çok mudur?
-
Quantum fiziğinde "ölçme" ile ne kastedilir? "Dalgafonksiyonunun
çöküşü" fiziksel bir proses olarak mı gerçekleşir?
Öyleyse nasıl ve hangi şartlar altında? Değilse, onun
yerine ne olur?
-
Görünüşte quantum alan teorisi tarafından öngörülen
muazzam (muhtemelen sonsuz) vakum enerji yoğunluğunun
çekim etkileri nelerdir? O gerçekten muazzam mıdır?
Öyleyse niçin muazzam bir kozmolojik sabit gibi
davranmaz?
-
Güneşten gelen nötrino akısı niçin öngörülenle uyumlu
değildir? Bu uyumsuzluk gerçekten önemli midir? Öyleyse
bu uyumsuzluk güneş modellerinde mi, nükleer fizik
teorilerinde mi yoksa nötrino teorilerinde mi?
Nötrinolar gerçekten kütlesiz mi?
Yoğunlaşmış madde ve lineer olmayan dinamik
-
Sonoluminisansın sebebi nedir? Sonoluminisans sıvılarda
sesin sebep olduğu küçük ışık patlamalarıdır. Sıvıda ses
dalgasının alçak basınç noktalarında kabarcıklar oluşur,
sonra yüksek basınç dalgası geçerken bunlar tekrar
çöker. Çökme noktasında küçük bir ışık parıltısı
üretilir. Bu olayın kesin nedeni yoğun bir spekülasyon
ve araştırma konusudur.
-
Türbülans nasıl anlaşılabilir ve onun etkileri nasıl
hesaplanabilir? Bu en eski sorulardan biridir.
-
Yüksek sıcaklık süperiletkenliğinin sebebi nedir? Oda
sıcaklığında süperiletken olabilecek bir malzeme yapmak
mümkün müdür? Düşük sıcaklıklardaki süperiletkenlik
1957'den beri BCS teorisi çerçevesinde
anlaşılabiliyordu, fakat yüksek sıcaklıklardaki
süperiletkenlik 1986'da keşfedildi ve hala açıklanamadı.
Büyük
soru
Bu son soru yukarıdaki kategoriler arasında bir yerde
oturur.
Çekimin quantum teorisini kuracak şekilde quantum mekaniği
ve genel relativite nasıl birleştirilebilir? Einstein'ın
çekim teorisi (klasik GR) mikroskopik limitte de doğru
mudur, yoksa gözlenen limit(ler)le uzlaştırmak için
modifikasyonlar yapılmalı mıdır / yapılabilir mi? Çekim
gerçekten eğrilik mi? Değilse ne ve niye eğrilik gibi
davranıyor?
Bu sorunun cevabı hem yukarıdaki diğer soruların çoğunun
cevaplarına bağlı olacak, hem de muhtemelen aynı zamanda o
cevapların büyük bir kısmını oluşturacaktır.
Relativite bize ayni tek gerçegin farkli
tanimlamalari arasindaki iliskiyi ogretir. Bence anahtar kelime "ayni tek gerçek". O ayni tek gerçegin
karsisinda gruplara ayrilmisiz ve her grup kendi algilama
biçimine gore onu algiliyor ve tanimliyor. Biz de o
gerçekligin birer parçasi oldugumuzdan, ve dolayisiyla onu
disardan ve butunuyle goremedigimizden, kimin tanimlamasinin
onun haddi zatindaki durumuna en yakin oldugunu bilmemizin
bir yolu da yok.
Bazen kendime nasil olup ta relativite teorisini kuranin ben
oldugumu sorarim. Sanirim bunu nedeni normal bir yetiskinin
uzay ve zaman hakkinda dusunmekten asla vazgeçmemesidir.
Bunlar ona çocukken ogretilen seylerdir. Fakat benim
zihinsel gelismem gecikmisti; bu nedenle de uzay zaman
hakkinda dusunmeye basladigimda artik buyumustum.
Ogretmenler! (Ozellikle ilkokul ogretmenleri!)
Ogrencilerinizi salak, geri zekali, aptal gibi etiketlerle
yaftalamadan once bir daha dusunun: Belki onlar sizin
onyargilarinizi ve onlara ogretmekle yukumlu oldugunuz
saçmaliklarinizi kabul etmeyecek kadar zekiler.
Bence bir parçacigin olçumlerden bagimsiz olarak ayri bir
gerçekligi olmalidir. Yani, birileri olçum yapmiyorken bile
bir elektron spin, konum ve saireye sahip olmalidir. Ben
bakmiyorken bile Ay'in orada oldugunu dusunmek isterim.
Size soyledim: Bu adam omru boyunca quantum mekanigini içine
sindiremedi. Bu konu felsefenin çozulmemis sorularindan
biridir. Einstein'in boyle dusunuyor olmasi sorunu çozmez.
(Bir kaynaktan fenomenoloji kelimesinin anlamina bakin.)
Zeka bize araçlar ve amaçlar arasindaki karsilikli iliskiyi
açiklar. Fakat sadece dusunme bize nihai ve temel amaç
hakkinda bir fikir vermez. ?nsanin sosyal hayatinda bu temel
amaç ve degerleri belirgin hale getirmek ve onlari suratle
bireyin duygusal hayatina katmak, bana gore, dinin yerine
getirmesi gereken en onemli islevdir .
Bu lafi okuyunca Voltaire'in sozunu hatirliyorum.
Tahayyul bilgiden daha onemlidir. Bilgi sinirlidir. Tahayyul
dunyayi kusatir.
Yüce ruhlar her daim yetersiz beyinlerden siddetli bir
muhalefetle karsi karsiya kalmistir.
Einstein'in relativite teorisini açikladigi gunden beri ona
siddetli itiraz eden birilerinin oldugunu duymadim. Bu
durumda:
1. Einstein yuce ruh degildir.
2. Yetersiz beyinlerin her daim muhalefet ettigi ifadesi
yanlistir.
3. "Yuce ruhlar" ve "yetersiz beyinler" kelimeleri objektif
tanimlamalardan yoksun anlamsiz kelimelerdir.
Yaa, bir sekilde unlu olmus kisiler kesmeye ne kadar duskun
oluyor!
III. Dunya Savasi'nın hangi silahlarla yapılacağını
bilmiyorum, ama VI. Dünya Savaşı taşlar ve sopalarla
yapılacaktır.
"Sağduyu 18 yaşına kadar edinilen önyargılar koleksiyonudur."