Aman
Allahım parçacığı
by John Walker, January 4, 1994
Utah Üniversitesi Sinek Gözü II adında bir kozmik ışın
detektörüne sahip. Sinek Gözü gece göğünü izleyen bir dizi
teleskoptur. Yüksek enerjili kozmik ışınların atmosferle
çarpışması sonucu ortaya çıkan mavi parlamaları kaydeder.
Detektör personeli parlamanın yoğunluğuna ve yüksekliğine
bakarak parçacığı tanımlayabilir ve onun enerjisini
hesaplayabilir.
15 Kasım 1991 gecesi Sinek Gözü 3.2±0.9×1020 eV enerjili bir
proton tespit etti. Bir karşılaştırma olması için,
geçenlerde iptal edilen Süperiletken Süper Çarpıştırıcı (Superconducting
Super Collider, SSC) protonları 20 TeV (2×1013)ye kadar
hızlandırabiliyordu. Bu enerji Sinek Gözünün tespit ettiği
protonun enerjisinden 10 milyon kat daha azdır. Bu Aman-Allahım
parçacığının enerjisi 51 jouledür. Bu enerji 40 wattlık bir
lambayı 1 saniyeden fazla bir süre yakacak kadar büyüktür.
Utah Üniversitesi'nden fizikçi Pierre Sokolsky'nin
ifadesiyle, ayak parmağınıza düşen tuğlanın enerjisi
kadardır. Saatte 55 mil hızla giden bir beyzbol topunun
enerjisi de bu kadardır.
Eldeki bütün bilgiler bu parçacığın bir proton olduğuna
işaret ediyor. Protonun durgun kütlesi 938.28 MeV ya da
kabaca 1 GeV (1×109 eV) tur. Parçacığın enerjisinin geri
kalanı hareket enerjisidir. Haydi biraz sayılarla uğraşalım.
Mikrobial kütle
Kütle ve enerji eşitliği bağıntısını kullanarak, 3×1020 eV
enerjili bir parçacığın durgun kütlesinin yaklaşık 5×10-13
gram olduğunu hesaplarız. Bu size bir şey ifade etmeyebilir,
ama bunun yaklaşık 3×1011 dalton olduğunu hatırlarsak (1
dalton hidrojen atomunun ağırlığıdır) parçacığın görünen
kütlesinin E. Coli bakterisininki kadar olduğunu fark
ederiz. Bu bakterinin kütlesi 5×1011 daltondur. Yani, bu bir
tek parçacığın kütlesi bir bakterininki kadardır.
Ne kadar hızlı?
Bu parçacığın hızı ne? Çok, çok büyük. Özel relativite
formüllerine göre,
parçacığın hızı yaklaşık olarak
v =
0.9999999999999999999999951c çıkar.
Işık hızını 3×108 m/s olarak alırsak, parçacığın hızının
2.9999999999999999999999853×108 m/s olduğunu buluruz. Bu da
onun ışıktan 1.467×10-15 m/s (1.5 femtometre/s) daha yavaş
olduğunu anlamına gelir. Yani, başlangıçta bir ışık
fotonuyla birlikte yola çıkmış olsalar, 1 ışık yılı sonra bu
parçacık fotondan sadece 0.15 femtosaniye (veya 46
nanometre) geride kalır.
Parçacık zamanı
Hareket eden bir sistemde zamanın yavaşlamasını veren
bağıntıya göre,

v/c yi bildiğimize göre artık parçacığın zamanını
hesaplayabiliriz:
t/t0 = 3.197×1011 olur. Bu da parçacığın zamanının bize göre
300 milyon defa daha yavaş aktığı anlamına gelir. Parçacık
bu hızla giderken yerden bakan gözlemciye göre ve parçacığa
göre bazı zaman karşılaştırmaları yapalım:
Nesne
Alpha Centauri
Galaksi Çekirdeği
Andromeda galaksisi
Virgo Kümesi
Quasar 3C273
Evrenin Ucu |
Uzaklık (ışık yılı)
4.36
32,000
2,180,000
42,000,000
2,500,000,000
17,000,000,000 |
Parçacığın Zamanı
0.43 ms
3.2 s
3.5 dk
1.15 sa
3 gün
19 gün |
Demek
ki, bu hızla gidiyor olsaydık, görünür evrenin ucuna iki-üç
hafta sonra ulaşabilecektik. Ancak ne yazık ki, bu kadar
hızlanabilecek kadar enerjiyi bulup da uzay aracımızı bu
hıza ulaştırabilseydik bile pek uzağa gidemezdik. Çünkü
uzayın kozmik fonunu teşkil eden mikrodalga radyasyonu ve
oralardaki diğer foton ve atomaltı parçacıklarla etkileşim
sonucu (bir tür sürtünme etkisi) sürekli enerji kaybederdik.
Sokolsky'nin hesaplarına göre 3×1020 eV enerjili bir proton
bile enerjisini bu şekilde kaybetmeden10 megaparsekten öteye
gidemez. Bu mesafe de Virgo (Başak) galaksi kümesinin
uzaklığı kadardır.
Hızlı git, incel
Son olarak da Aman Allahım parçacığının hareketi sonucu
ortaya çıkan boyca kısalmaları inceleyelim. Lorentz
transformasyonlarına göre, hareket doğrultusunda boyca
kısalma,
dir.
Buna göre, parçacığın etrafı nasıl gördüğüne bir bakalım:
Nesne |
Durgun Gözlemciye
Göre Kalınlık |
Parçacığa Göre Kalınlık |
Yer Yarıçapı
Güneş Sistemi
Güneş/Alpha Centauri
Samanyolu Galaksisi |
12,756 km
80 AU
4.3 ışık yılı
30 kiloparsek |
0.0399 mm
37 m
127 km
2,895,000 km, (Ay-Dünya arası uzaklığın yaklaşık 10
katı) |
Ama
nasıl?
Böyle bir parçacık nasıl üretilmiş olabilir? Ne tür bir
kozmik proses sıradan bir protonu ayağa düşen bir tuğla
kadar ağır hale getirebilir?
Bunu kimse bilmiyor. Bu kadar enerjisi olan bir parçacık
galaktik magnetik alanlarla çok az saptırılabilir, bu
nedenle parçacığın geldiği yöne bakarak kaynağı
görebilmeliyiz. Astronomlar o yönde hiç bir acayiplik
görmüyor.
Evren zengin bir sır kaynağı...